SENİN KADAR ÇOCUĞUM

SENİN KADAR ÇOCUĞUM

SENİN KADAR ÇOCUĞUM

 

Çocukluğumdan kalma düş’ sel

Tahtalara çiziyorum ismini

Resmini

Sesini

En güzel sabahlar sokaklar odalar geceler

Anne eli kokan tahta kaşık gibi

Dalıyorum göğsüne

Uzak ve hiç kimsenin göremediği gezegen gözlerinde

Et ve kemik yok

Ahşap merdiven gibi

Kalbine geçiyorum

Ne uzun duvarlar var ne çelik pencereler

Nede demir parmaklık

Babamın yaptığı tahta kapı gibi ardına kadar açık gönül evin

Seni orada daha çok seviyorum

Bütün dünyayı okşayan parmaklarını öpüyorum

Seni bir daha seviyorum

Yüzünü doğuran gülüşünü tutup tutup

Tutamıyorum

Varıp dudaklarını çiziyorum

Öpüyorum

Öpüyorum

Ne taş var ne beton ne harç

Düş’ le

Alnının ortasında koşuyorum

Uçuyorum

Geçiyorum tahta masaya

Bir yanda çay diğer yanda kirpiklerin

Tek tek diziyorum

Bana bakıyorsun

Yeşili toplayan ciğerini seviyorum

Kıvrılıp giden mavi umudum gibi

Bütün yollar ayrık

Tahta radyoda

Seni seviyorum türküsü

Evvel kokan terinde

Bir kelimeyi

ikinci kelimeye bağlayamıyorum

Birde ağlayamıyorum

Oysa bir tahta divanda

Oturmuş bir yanım sen

Bir yanım  ben

Duvarda tahta çerçeve

Bir denizde

Nasıl mutluyuz

Tahta direklerde lambalar yanınca

Seni daha çok seviyorum

Duvara vuran gölgede

Sendeki halim

Çocuk halin…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ