Eskiler, Yeniler ve Dostluk

Ayhan Karakus

Yazarın şu ana kadar yazılmış 32 makalesi bulunuyor.

Eskiler, Yeniler ve Dostluk

         Eski Türk Filmlerini neden çok izliyoruz acaba?  Yeni vizyona giren filmleri izledikten sonra ikinci kez izlediğimizde nedense hemen sıkılıyoruz ve yarım bırakıyoruz. Ayrıca yeni filmleri izlerken nedense yoruluyoruz, çünkü yeni çekilen filmlerde son teknikler ve fazla kamaralar kullanılıyor. Bu yüzden sahne değişimleri çok hızlı geçtiğinden ve aşırı bir renk tonu ve ses kalitesi kullanıldığından beynimizi yoruyor. Ama eski filmler eski teknolojiyle ve tek kamera kullanılarak çekildiğinden renk tonları daha zayıf olduğundan ve aşırı sesleme kullanılmadığından ve en önemlisi samimiyetle çekildiğinden dolayı kişiyi yormuyor ve günümüzde hala eski filmlere rağbet azalmıyor. Kemal SUNAL, Şener ŞEN, Cüneyt ARKIN, Adile NAŞİT, Münir ÖZKUL ve sayamayacağım onlarca sinema sanatçımızın filmleri televizyonlarda yayınlandığı zaman sanıyorum birçoğumuz o kanala takılıp kalıyoruz.

 

Eski müzik parçaları daha mı kaliteliydi? Yoksa yeni parçalar mı daha basit? Eski ile yeniyi kıyaslamak ne kadar doğru? 1970’lerin şartları ile şuan ki şartları kıyasladığımızda, eski ile yeninin kalitesini kıyaslamamızın haksızlık olabileceğini söyleyebilirim.

Eskiden müzik, genellikle radyo kanalıyla dinlenirdi. Beğendiğimiz bir şarkının radyoda çalmasını beklerken, beğensek de beğenmesek de, başka şarkıları da dinliyorduk; ayrıca reklamları, haberleri ve başka programları da… O an beklediğimiz parça çalmaya başlayınca, pür dikkat ve heyecanla şarkıyı dinlemeye başlıyorduk. Şarkının her saniyesinin tadını çıkarıyorduk. Bundan olmalı eskilerin tadının yoğun kıvamlı olması.

Şimdi istediğimiz parçaya istediğimiz an ulaşabiliyoruz. Sevdiğimiz bir şarkıyı tüm dikkatimizle dinleyemeyebiliyoruz çünkü şarkı zaten bizde esir, istediğimiz an tekrar tekrar dinleyebiliriz. Tutsak şarkılar mı daha lezizdir yoksa özgür şarkılar mı? Bir daha dinleyememe korkusuyla pür dikkat dinlediğimiz şarkılar mı; yoksa istediğimiz zaman istediğimiz yerde dinleyebileceğimiz elimizdeki şarkılar mı daha lezizdir?

Dostluklar da böyle değil midir? Yakınlarımızı ne kadar pür dikkat dinliyoruz? Yabancı insanlarla konuşurken hep dikkatliyizdir; ama samimi olduğumuz kişilere karşı biraz daha özensiz ve dikkatsiz olabiliyoruz. İlk kez karşılaştığımız bir kişiye “siz” derken; samimi olduğumuz kişiye “sen” diyoruz. Bunda bir mantık hatası yok mu? Neden “siz” diyoruz; saygı dan. Samimi olduğumuz kişiye neden “sen” diyoruz; sevgiden. Saygının olmadığı yerde sevginin kalitesi ne derecededir? Sevdikçe samimiyetle beraber saygı da artıyorsa eğer, işte sözünü ettiğim mantık hatası burada ortaya çıkıyor.

Hadi sevdiklerimize “siz” diyelim gibi bir niyetim yok. Sevdiklerimizi dinlerken radyodaki şarkı gibi dinlemektir asıl niyetim; her an kaybedecekmiş gibi, bir daha dinleme fırsatımız olmayabilir gibi.

02 Kasım 2016 Çarşamba 15:16

 

 

 

YAZARIN SON YAZILARI
AKILLI TELEFONLAR - 8 Kasım 2016
AZİM - 17 Ekim 2016
KONU ; KOMŞU - 4 Ekim 2016
ANNE - 30 Ağustos 2016
AHMET USTA - 25 Ağustos 2016
AFFINIZA SIĞINARAK 5 - 4 Temmuz 2016
AFFINIZA SIĞINARAK 4 - 8 Haziran 2016
AFFINIZA SIĞINARAK (3) - 10 Mayıs 2016
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ