KONU ; KOMŞU

Ayhan Karakus

Yazarın şu ana kadar yazılmış 32 makalesi bulunuyor.

KONU ; KOMŞU

1980 li yıllar. Babam asgari ücretle Gürcanlar un fabrikasında çalışıyor ve ailecek şu an Cami kebir mahallesinde Çakmakçılar apartmanının olduğu sokakta dubleks evde ikamet ediyorduk. Gerçi dubleks evimizin bir tek lavabosu yoktu. Tuvaletine kilolu bir kişinin girmesi imkânsızdı. Banyoda şofbeni yoktu ama küçük tüpte semaverde ısıtıyorduk suyu. Arka duvar kırık olduğu için evde havasızlık problemi de çekmiyorduk. Alt kattaki odaya sevgili annem hobi olsun diye halı tezgâhı kurmuş boş vakitlerinde meşhur Isparta halısı dediğimiz halılardan dokuyordu. Yurt dışı gezilerine doyan annem halıdan kazandığı parayı babama kuruşu kuruşuna veriyordu. Babamda Küba purosundan bıktığı için bu parayla sırf normal bir halk gibi yaşamak için bahar sigarası alıyor üstü kalırsa oturduğumuz fareli dubleks in kirasını tamamlayıp ev sahibine kira olarak veriyordu. Halı tezgâhında motifleri dokuyan annem boş kalan yerleri bize bırakıyor kardeşlerimle biz o boşlukları doldururken akşam için köfteyi hazırlıyor rostoyu fırına veriyor du. Hazırladığı köfteyi kedi yediğinden ve rosto fırında yandığı için kuru fasulyenin salçalı suyuna ekmeğimizi banarak ailecek akşam yemeğimizi yiyorduk.  Annemin o yıllarda en büyük zevki zengin komşularımızla toplanarak konken oynamak yerine batırık (kısır) yapıp çoluk çocuk yani bizlerle yer sofrasında haşlanmış asma yaprağıyla yemekti. O yıllarda komşular akşama kadar birbirlerinin evine mekik dokurlardı. Kesinlikle gelmeden önce haber gönderilmezdi. Allah ne verdiyse yenirdi içilirdi. Zaten hepsi çok zengin olduğundan bir başkasının malını mülkünü konuşup dedikodu günahına girmezlerdi. Acil bir işleri çıktığında çocuklarını bakıcılara güvenmedikleri için birbirlerine güvenle bırakırlardı. Şeker, yağ, un, tuz gibi malzemeler kapıcımız izinde olduğundan komşulardan fincan yâda bardak gibi ölçülerde ödünç alınır ve aynı ölçüde iade edilirdi. Yollar bozuk olduğu için araba eskimesin şoförümüz rahatsız olmasın diye misafirlikler genelde mahalle içinde yapılırdı. Herkes mahalledeki tüm çocukları bilir hepsini kendi çocuklarıymış gibi gözetleyip korurlardı. Bir yanlışlıklarını gördüklerinde uyarır yâda cezalandırırlar ve bu konuda çocuğun ailesi hiçbir şekilde rahatsız olmaz aksine mutlu olurdu. Şimdiki gibi okul önlerinde veli kalabalığı olmazdı. Haklı tabi ki bekleyen veliler.  Önceki gibi kimse kimsenin çocuğuna sahip olma zahmetine girmiyor ve okul önleri eskisi gibi güvenli değil.  Annem ve yaşıtları hiçbir değişiklik olmadan hala komşuluk ilişkilerine devam ediyor. Ne yazık ki yeni yetişen bizler yavaş yavaş bu komşuluk ilişkilerinden kopmaya başladık. Okuyucularımdan isteğim bizim kültürümüz olan bu komşuluk ilişkilerini devam ettirmeleri. Bize yeri geldiğinden ailemizden akrabamızdan daha yakın olan bu insanlarla güzel geçinelim. Eğer devam ettirmezsek ileride çocuklarımız çocuklarına “bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde komşu dediğimiz aileler aynı mahallede birlikte mutluluk içinde yaşıyorlarmış” diye masal anlatmaya başlayacaklardır.

04 Ekim 2016 Salı 15:13

 

YAZARIN SON YAZILARI
AKILLI TELEFONLAR - 8 Kasım 2016
AZİM - 17 Ekim 2016
KONU ; KOMŞU - 4 Ekim 2016
ANNE - 30 Ağustos 2016
AHMET USTA - 25 Ağustos 2016
AFFINIZA SIĞINARAK 5 - 4 Temmuz 2016
AFFINIZA SIĞINARAK 4 - 8 Haziran 2016
AFFINIZA SIĞINARAK (3) - 10 Mayıs 2016
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Özlem diyor ki:

    Şimdiki zamanın komşu diye;birşey yok eğer tabiî yaşıyorsaķ 😊😊

BİR YORUM YAZ