Peygamberimiz Çocuklara Dua Ederdi

Prof. Dr. MUSA BİLGİZ

Yazarın şu ana kadar yazılmış 2 makalesi bulunuyor.

Çocuklarımızın yetişmesi, hususunda gösterilecek ilgi ne kadar önemli ise, haklarında yapılacak hayırlı dualar da o derece önemlidir. Onların yaramazlıkları karşısında öfkemize hâkim olarak haklarında kötü söz söylemek veya beddua etmekten kaçınmalıyız. Nitekim Efendimiz’in uygulama ve tavsiyelerinde bunu müşahede etmekteyiz. Konuyla ilgili olarak şöyle buyurmuştur: “Kendinize beddua etmeyiniz, çocuklarınıza beddua etmeyiniz, mallarınıza da beddua etmeyiniz. Zira bu durum, dileklerin kabul edildiği zamana denk gelir de Allah bedduanızı kabul ediverir”.[1]

Ebû Hureyre’nin rivayetine göre Hz. Peygamber’e mevsimin ilk meyvesi getirilir O da: “Allah’ım! Bize memleketimizde, meyvelerimizde ve ölçeğimizde, bereket üstüne bereket ver” diye dua eder, sonra o meyveyi orada bulunan en küçük çocuğa ikram ederdi.[2]

Mus‘ab b. Abdullah anlatıyor: “Abdullah bin Sa’lebe hicretten dört sene önce doğmuştu. Mekke’nin fethedildiği sene Resûl-i Ekrem’e götürüldü. O da çocuğun yüzünü eliyle sıvazladı ve (hayatının) bereketli olması duasında bulundu. Resûlullah vefat ettiğinde çocuk on dört yaşında idi”.[3]

Peygamberimiz Abdullah bin Cafer’e uğramıştı. O bir çocuk olduğu hâlde alış veriş yapıyordu. Resûlullah: “Allah’ım! Onun alış verişini bereketli kıl.” diye dua etti.[4] Abdullah der ki: “Hz. Peygamber eliyle başımı üç defa sıvazladı ve “Allahım! Abdullah’a evlât ihsan eyle!” diye dua etti”.[5]

Çocuk yaşlarda sık sık Efendimizin yanında bulunma şerefine erişmiş olan İbni Abbas bir hatırasını şöyle anlatır: Resûlullah, hanımlarından (teyzem) Meymûne’nin evinde idi. Ben de ona abdest suyu hazırlamıştım. Teyzem Resûlullah’a dedi ki, Abdullah sana abdest suyu hazırladı. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem bana şöyle dua etti: “Allah’ım! Onu dinde ince anlayış sahibi kıl ve ona te’vili (Kur’an’ın tefsirini) öğret!”.[6]

Hz. Enes anlatıyor: Hz. Peygamber evimize gelmişti. Anneciğim ona ikramda bulunmak üzere hurma ve yağ getirdi. Peygamber (s.a.v): “Yağınızı tulumuna, hurmanızı da kabına geri koyunuz. Çünkü ben orucum” buyurdu. Sonra kalkarak evin bir tarafında nafile namaz kıldı. Ardından annem Ümmü Süleym ve ev halkına dua etti. Ümmü Süleym: Ya Resulallah, benim bir hassacığım var ona da duâ buyur, dedi. Resûlullah: “Hâssacık nedir?” diye sordu. Ümmü Süleym: Hizmetçin Enes’tir, cevabını verdi. Bunun üzerine Resûlullah: “Allah’ım! Onu mal ve evlât ile rızıklandır ve bunları kendisi için hayırlı ve bereketli eyle!” buyurarak, dünya ve ahiretin hiçbir iyiliğini bırakmayacak şekilde bana dua etti. İşte bu yüzden ben, mal bakımından Ensar’ın en zenginlerindenim…[7]

Velîd bin Ukbe der ki: “Efendimiz Mekke’yi fethettiği zaman, Mekkeliler çocuklarını Resûlullah’a götürüyor, o da onların başlarını sıvazlıyor ve kendilerine dua ediyordu”.[8] Çocuk yaşta Resûlullâh’ın duasını alan bütün bu sahâbîlerin hayat hikâyelerine bakıldığında, çok bereketli bir ömür yaşadıkları görülmektedir. Bazıları maddeten, bazıları ilmî yönden, diğer bir kısmı da her iki cihetten muhtelif mazhariyetlere nâil olmuşlardır.

[1] Müslim, Zühd, 74, Ebû Dâvûd, Vitir, 27.

[2] Müslim, Hacc, 74.

[3] http://www.usveihasene.com/ic_peygmbrmzn_cocuklara_muamlesi.htm. 21.07.2006.

[4] http://www.usveihasene.com/ic_peygmbrmzn_cocuklara_muamlesi.htm. 21.07.2006.

[5] http://www.usveihasene.com/ic_peygmbrmzn_cocuklara_muamlesi.htm. 21.07.2006.

[6] http://www.usveihasene.com/ic_peygmbrmzn_cocuklara_muamlesi.htm. 21.07.2006.

[7] Buhârî, Savm, 61.

[8] İbn-i Hanbel, IV, 32.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ