İSTER İNANIN İSTER İNANMAYIN             SÖYLEMESİ BENDEN!

Hilmi Çalışkan

Yazarın şu ana kadar yazılmış 176 makalesi bulunuyor.

Arpanın mucizeleri:

 

Her işin başı sağlık, sağlıklı bir insan okur, yazar, düşünür üretir hem kendisine hemde topluma yararlı bir insan olur…

Sağlığın yoksa paranda olsa pulunda olsa, mevkiinde olsa boş oğlu boş; şimdi bunları neden yazıyorum, Sizleri bugünlerden alıp 1940 lı yıllara götürmek istiyorum…

Eskiden böyle giyim kuşam yoktu ben 1945 yılında İlkokula başladığımda ve 1950 yılında mezun olduğum yıllarda ne bir parke giydim nede ayağıma bot giydim, sırtımda 9 yamalıklı bir ceket ayağımda “yünden örme çorap” altında kara lastik Bazende çizme olurdu o kara kışlarda hiç hasta olmazdık nedenimi!!!!

Şimdi iyi dinleyin:

Neden hasta olmazdık yediğimiz ekmeğin arpayla buğdayın karışımından meydana gelen adına ( melez) dediğimiz undan yapılan ekmeği yerdikte ondan…

Eskiden harmanlar düvenle aylarca ezilerek saman haline gelirdi, Arpayı düvenle sürerken arpanın tozu vücudumuzu öyle bir yakardı ki şimdi bunu yazarken bile tüylerim diken diken oluyor…

Arpanın samanını samanlık deliğinden içeri atarken delik deşilmesi gerekirdi ağzımıza dülbenti sarar yabalarla samanı delik ağzından alır ta gerilere kadar götürürdük bu arada yine vücudumuz arpa samanının tozu ile cayır cayır yanardı, işte bu nedenle sık sık hasta olmazdık…

Atalarımız bize arpa ekmeği yemediysen senede bir defa ayağın yalın arpa tarlasından geç, geçki kışın hasta olmayın derlerdi…

 

Arpa deyip geçmeyin, arpa atların yemidir “ arpa yiyen at kişnemesinden belli olurdu”

 İnsanların yemi de siyah kuru üzümdür, evinizde ve cebinizde siyah kuru üzümü eksik etmeyin,” fırsat buldukça atıştırmayı “ihmal etmeyin…

1940-1950 yıllarda ılıca mahallesinde Dinar devlet hastanesi vardı, ameliyattan doğuma ve her türlü hastalığa bakan tek bir doktor vardı, 15-20 yatak…

O tarihlerde Dinarda Doktor yok Osman Sarar isimli bir Doktor Cumhuriyet Meydanı karşısındaki yere özel hastane açtı hasta olmadığı için hastaneyi kapatmak zorunda kalmıştı…

Son zamanlarda Mustafa Cengiz ile İbrahim Demirelli özel muayene açtılar ama günlük hastaları birkaç kişiden başka gelen yoktu( nedeni ise arpa ekmeği yedikleri için hasta yoktu)

Şimdi ise hastanede hastalar kuyrukta, bu insanlar neden bu kadar hasta oluyor!!!!

Yediğimiz ekmeğin sadece buğday unundan yapılmasıdır, hâlbuki arpayla buğdayın karışımı (Melez dediğimiz) undan yapılsa insanlar bu kadar hasta olmaz, Köylüsü de şehirlisi de hazır ekmek yeme alışkanlığımız var evlerdeki tandırlar tarih oldu…

Eskiden hasta olduğumuzda doktor falan bilmezdik arpa buğu imdadımıza yetişirdi atalarımızın uyguladığı arpa buğu bizi ayağa kaldırırdı…

1940 lı yıllarda hasta olduğumuz zaman atalarımız bizi arpa buğuna yatırırlardı” 3-4 kilo arpayı suda kaynatıp ( bulgur kaynatır gibi) kaynattıktan sonra yatağın içerisine serilir sırtımız yanmayacak kadar soğuduktan sonra çay varsa çay (o tarihlerde çay yok) varsa bir gripin veya kinin ılık su ile içirilirdi üzerimiz kalınca bir yorganla örtülür sudan çıkmış balık gibi vücudumuz ter içerisinde kalırdı, buğu sonu anamızdan yeniden doğmuş gibi olurduk…

Şimdi ise hastanelerde kuyrukta çile doldurmaya devam ediyoruz, nedeni ise yediğimiz GDO’lu ürünler, birde buna naylon giysilerimizi ilave ettiğimiz zaman hasta olmamak içten bile değil…

 29.Ekim.2018 Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ