SARIKAMIŞ’DA NE OLDU(9) ve (10)

BAHRİ KILINÇEL

Yazarın şu ana kadar yazılmış 25 makalesi bulunuyor.

SARIKAMIŞ’DA NE OLDU(9)

Kurmay albay aziz samih (İlter) anılarında şöyle yazar”köprü köyden hasankaleye geliyorum kar yağıyor her yer  donmuş,yol   üstü arabalar ,hastalar,atlar,eşekler develerle dolu,yolun iki tarafı   bunların ölüleri ile dolu. Sadece   hasankale’de hasta sayısı 4 bin. Bakacak Doktor  tek Rıfkı arif bey.korucuk köyünde kaymakam Hilmi beyi gördüm yaralı  askerleri barındırmak için memur edilmiş  kapısının önünde  10 ceset yatıyordu köy evlerinin birinin kapısını açtırdı  odun tomrukları gibi üst üste istif edilmiş cesetleri  gösterdi.soğuktan  taş kesilip heykeller gibi duran  bu vücutlar bozulmuyor ,kokmuyordu  neden gömülmediğini sorduğumda kazma işlemiyor evvela odun bulup bir gün toprağı yumuşatacak sonrada kazmak gerekir  haluki benim yanımda ne odun nede   kazdıracak insan var dedi. “

İstanbuldaki gazeteler halka neler yazıyordu.  İstanbul ve Anadolu habersizdi.

“Kafkasyaya   ulaşmaya az kaldı”

“Sarıkamış önlerinde sürekli zaferler kazanıyoruz”

“Rus çarı son anda elimizden kurtuldu”

“Rus esirlerini barındıracak yer bulamıyoruz”

“Telgraf hatlarını döşemeye zaman bulamıyoruz”

Mehmetçikler donuyordu 30. Tümenin 16.300 askerinden bir gecede 1400 kişi kaldı,24-25 aralık gecesi 31.tümenin 16.000 savaşcısı’ndan  2000 kişi kaldı. 85 ve 86 alayların tamamı donarak şehit oldular sancakları düşman eline geçmesin diye askerlerin beline sarılarak geriye gönderildi.

Karlı, boranlı,  Allahüekber  dağları bir gecede 30. Bine yakın  Mehmetciği bir gecede yutuvermişti,   dünya savaş tarihinde  tümen seviyesinde bir gece donarak şehit olan Sarıkamışın   haricinde yoktur.

Bir gecede 30 bine yakın askerini kaybeden kolordu komutanı hafız hakkı paşa ertesi gün Enver paşaya şöyle bir rapor gönderir.”dün kolordu Allahüekber dağlarını inanılmaz güçlükle aştı.  yürüyüşe geçeceğim  rastlayacağım düşmanı  Allahın izniyle şiddetli  saldırıyla perişan edeceğim.;

Cephede askerlerin hepsi donukdan değil   aniden düşüp şehit oluyorlardı  .bu aniden ölen şehitlere eceliyle öldü yazılıyordu. Ölüm nedenlerinin bilimsel açıklaması için 24 kasım 1942  beklendi. 2. Dünya savaşında 230 bin alman ordusunun mevcudu 2.5 ayda 90 bine düşünce almanlar bu aniden düşüp ölenleri araştırmak için cepheye profesör’ ler getirdiler. Ölenlerin patolojik incelemesinde.

İç organlarda solma, karaciğerde kan toplama, kemik içindeki iliklerde sarı ve kırmızı pelte,sağ kalp kapakçığının büyümesi.bu ani ölümlerin nedeni HIZLI YAŞLANMAYDI.
bahri  KILINÇEL

 

SARIKAMIŞ’DA NE OLDU (10)

Sürekli  yürüyen,  uyuyamayan, açlık ve yorgunluk,soğuk hava,beslenme yetersizliği,gece gündüz savaşma,sürekli ölüm ve donma korkusu,yakın çevrenin donarak ölmesi,karların üstünde geceleme,baskına uğrama,yıkanamama nedeni olan hızlı yaşlanmaydı.

Artık  birlikler Sarıkamış önlerindedir  hızlı hareket edilecektir askerlerde  takat kalmamış ,yorgun   argın  saldırmaktadırlar.  süvari alayı Sarıkamış’dan karsa giden demiryolu hattını  sökerek Rusların kars’tan gelecek desteğini kesmiştir.Ruslar  paniklemiştir.

Kur.alb.semih İlter anılarında şöyle yazar  ”neferlerden birisini ileri hattı gezerken taş gibi bir peksimeti  gevelemeğe çalışırken gördüm.peksimeti niçin ıslatarak yemediğini sordum.hazin bir gülüşle dediki : efendim tayinimiz bundan ibaret.ıslatırsam iki lokmada biter. Ben böyle geveleyerek midemi avutuyorum.

Sarıkamış önlerinde çoğunluğu  donmuş  kalanlarla ilerlenirken tüm askerleri şehit olmuş genç bir teğmenle karşılaşan Enver paşa neden  burada olduğunu sormuş  teğmen tüm askerlerim şehit oldu dediğinde idam edilmesini emretmiştir.  harp okulu son sınıftan savaş için gönüllü gelen zayıf sarı benizli yıpranmış kaputu içindeki teğmeni kurtarmak için diğer komutanlar uğraştılar isede  orada kurşuna dizildi.

Rusyadaki esir kampındaki bir subayın not defterindeki şu satırlar  acı gerçeği anlatır  ”geceleyin alay hareket  etti saatlerce yürüdük bitmedi dağlar tepeler aştık, çok yorulduk. Hala gözümün önündedir  karın içine çömelmiş bir er bir yığın karı kucaklamış,  titreyerek, feryat ederek  dişleriyle kemiriyordu. tırnaklarıyla kazıyordu zavallı beni bile göremedi. zavallı çıldırmıştı.şu uğursuz buzullarda onbinden fazla insanı bir günde  karların altında bıraktık geçtik.”

Rusların  saldırları sonucunda  Enver paşanın karargahıda tehlike atlatmış ,alman yarbay feldman, Enver paşanın yaveri binbaşı kazım Orbay ,ordu baştabibi ve  emir subayının ayakları donmuştur.

Artık her yer donukların doldurduğu o anda Enver paşa öleceğini anladı bir kağıda vasiyetini yazdı.”şimdiye kadar erler ve subaylar kusursuz savaştılar,  her manevrayı yaptılar. eğer Allah yardım ederse  başarı kesindir. Eğer başaramazsam son erimle birlikte öleceğim. bu durumda vasiyetim ben görevimi yaptığımı sanıyorum ve öyle ölüyorum  düşmana  sonuna kadar karşı koyunuz. Ne olursa olsun sonunda başaracağız. Ben hareketime pişmanlık duymadan içim rahat ölüyorum   yaşasın dinim,yurdum,padişahım.eşimin ödeneğinin artırılması,anne ve babamın  refah içinde yaşamalarının sağlanması.kutsal bağışlanmaya erişmem için adıma hayırlı işler yapılmasını rica ederim.”

Komutanların artık son bir değerlendirmesi sonucu  ani kararla komutanlık görevin hafız hakkı paşaya devrederek  Ulukışla’ya  kadar atlarla oradan istanbul’a gitmek istedi ve bunun gizli tutulmasını emretti. Binlerce askeri karlar altında bırakarak İstanbulda    Sarıkamış ‘a ait her şeyi yasakladı ,   hatta  Sarıkamış kelimesinin kullanılmasını bile yasaklayıp belgeleri imha ettirmiştir. Birlikte gittiği Halil kut  paşaya şöyle demiştir “kuvva-i külliye mahvoldu” bütün ordu mahvoldu”
bahri  KILINÇEL

23 ARalık 2015 Çarşamba 08:39

 

YAZARIN SON YAZILARI
SARIKAMIŞ’DA NE OLDU (5) - 16 Aralık 2015
SARIKAMIŞ’DA NE OLDU (4) - 15 Aralık 2015
SARIKAMIŞ’DA NE OLDU (3) - 15 Aralık 2015
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ